AnaSayfa / Tavsiyeler / Lâilâhe İllallah’ın Fazileti

Lâilâhe İllallah’ın Fazileti

Hz. Muhammed (S.a.v)’ den Tavsiyeler – Resulullah’dan Tavsiyeler – Hz. Muhammed ( S.a.v ) Öğütler

Dinimizde Lâilâhe İllallah‘ın Fazileti

Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah‘a, salât ve selam, peygamberlerin en şereflisi efendimiz. Hz.Muhammed (s.a.v.)’e, Âline ve ashabına olsun.

Ebu Hureyre (ra) şöyle anlatır:

Resulullah (s.a.v.)’a: “Ey Allah‘ın Resulu! Kıyamet gününde senin şefaatinle insanların en mesud olanı kimdir?” diye sordum.

Resulullah (s.a.v.):

“Ey Ebu Hureyre! Gerçekten ben hadise (ilme) olan hırsından dolayı senden önce hiç bir kimsenin bu bilgiyi sormayacağını tahmin etmiştim. Kıyamet günü şefaatimle insanların en mesud olanı kalbinden -veya içinden- ihlâslı bir şekilde “La İlahe İllallah” diyen kimsedir.”   buyurdu.    Buhari rivayet etmiştir.

Faydayı artırmak için aşağıdaki Hadis-i Şerifi de zikredeceğiz:

Ubade b. Samit (ra)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Her kim kendisinin ortağı olmayan, tek olan Allah‘tan başka hiç bir ilahın bulunmadığına, Hz.Muhamed‘in O’nun kulu ve Resul’u olduğuna, Hz. İsa‘nın Allah‘ın kulu ve Resul’ü ayrıca Hz. Meryem‘e ilkâ ettiği kelimesi ve kendisinden bir “ruh” olduğuna, cennet ve cehennemin hak olduğuna şehadet  ederse, Allah onu yaptığı ameline göre cennete koyar.”  Buhari rivayet etmiştir.

Müslim ve Tirmizî‘ye ait olan başka bir rivayette ise Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Kim Allah‘tan başka hiçbir ilahın bulunmadığına ve Hz.Muhamed‘in Allah‘ın Peygamberi olduğuna şehadet ederse, Allah ateşi ona haram kılar.” el-Camiu’s Sağir; 6319. Hadis “sahih” tir.

İslam âlimleri Kelime-i Tevhidi telaffuz eden kimselerin cennete gireceğini bildiren hadislerin yorumunda üç
gruba ayrılmışlardır.

Birinci grup: “Bu hadisler, İslam’ın ilk yıllarında farzlar emredilmeden önce söylenmiştir. Farzlar emredilip hadler
belirlendikten sonra bu hüküm nesh edildi /ortadan kaldırıldı.” demiştir.

İkinci grup: “Bu konuda nesh iddiasına hiç de gerek yoktur. Çünkü namaz ve zekât gibi farzlar ve İslam’ın diğer rukünlari zaten Kelime-i Şehadet’in gereklerindendir.” demiştir.

Üçüncü grup: “Kelime-i Şehadet‘i telaffuz etmek, farzları yerine getirerek günahlardan kaçınmak şartıyla kişinin cennete girip cehennemden kurtulmasını sağlayan bir etkendir. Eğer kişi farzları eda etmiyor ve günahlardan da sakınmıyorsa Kelime-i Tevhid‘i telaffuz etmesinin, o kişiyi cehennemden korumayacağını belirtmiştir. Burada vurgulamadan geçemeyeceğimiz bir mesele daha var ki, maalesef birçok insanımız bu noktada cahil kalmış, aç kalma korkusu kendilerini çepeçevre kuşattığından ve dünya ya olan bağlılıkları nefislerini aldattığından ötürü güneşin aydınlığı kadar ayan beyan olan bu meseleyi öğrenme hususunda ihmalkâr davranarak küfrün zehirli oklarına hedef olmuşlardır. Bu mesele, birçok insanın günde onlarca kez telaffuz ettiği ama bir türlü anlam ve içeriğini, muhteva ve muktezasını bilmediği “La ilahe illallah” meselesidir.

Kur’an ve Sünnetteki nasların asla birbirinden ayrı olarak değerlendirilmeyeceği kesinlikle bilinmesi gereken bir husustur. Bir ayeti ya da bir hadisi o konuda ki diğer naslardan ayırarak alıp amel etmek son derece yanlış bir tutumdur. Bu yanlış tutum, günümüzde ki birçok insanın sapmasına veya gerçekleri yanlış algılamasına neden olmuştur. Üstte zikri geçen hadisleri de o konuda söylenen diğer ayet ve hadislerden soyutlayarak dile getirmek delalete ve yoldan çıkmaya kapı aralamaktadır.

Efendimiz (s.a.v.) Müslim‘in rivayet ettiği başka bir hadis- i şerifte şöyle buyurur:

“Kim “La ilahe illallah” der ve Allah‘tan başka ibadet ve itaat edilen şeyleri inkâr ederse malı ve kanı haram olmuş olur…” Müslim, Kitab’ul İman, 37.

Toplumumuz da “Her kim la ilahe illallah derse Cennet ‘e girecektir” hadisi herkesin dilindedir. Adam bir kere “Lailahe İllallah” dediğinde tüm cürümleri işlemekte, hiç bir farzı yerine getirmemektedir. Hatta öyle bir hale gelmiştir ki insanlar kendilerini dinden çıkaracak söylem ve eylemleri hiç bir sıkıntı duymadan rahatlıkla yapmakta, kendilerine bu yaptıklarının yanlış olduğunu söyleyen Müslümanlara ise “Kim “La ilahe illallah” derse Cennet’e girecektir.” hadisini adeta bir kalkan gibi kullanmaktadırlar.
Bizler yakinen inanıyoruz ki “La ilahe illallah” diyen bir kimse hiç kuşkusuz cennet’e girecektir ama bir şartla. Bu şartta, üstte zikrettiğimiz hadis-i şerifte belirtildiği gibi Allah’ın dışında ibadet ve itaat edilenleri yani “Tağutları” inkâr ve reddetmektir. La ilahe illallah’ ın  fayda vermesi bu şarta bağlanmıştır.

Bir insanın “La ilahe illallah” dediğinde Cennet‘e girebilmesi için Allah‘ın yasalarını çiğneyerek heva ve heveslerine göre kanun yapanları reddetmesi, onlara destek vermemesi, ortaya koydukları “şirk” maddelerini tanımaması ve kendisini Allah‘a kulluktan alıkoyan tüm varlıkları elinin tersiyle bir tarafa itmesi gerekir… Bu varlık kimi zaman bir kadın, kimi zaman dünyalık bir çıkar olabileceği gibi kimi zaman da Allah‘ın hükümlerini reddederek beşer ürünü yasalarla insanları yönetmeye kalkan bir sistem ya da bir ideoloji olabilir. Dolayısıyla bir insan Tağut’u inkâr etmeden Müslüman olamayacağı gibi La ilahe illallah dediği halde bu doğrultuda bir hayat yaşamadığı zaman da Müslüman olamaz.

La ilahe illallah diyen kişi Cennet’e girecektir. ” hadisi “mutlak” bir hadistir. “Kim La ilahe illallah der ve Allah’tan başka ibadet ve itaat edilen şeyleri inkâr ederse malı ve kanı haram olmuş olur.” Hadisi ise “mukayyit”tir, onu takyit etmiştir. Yani birinci Hadis-i Şerifi doğru anlayabilmemiz, ikinci hadis ile mümkündür.

En doğru söz, Allah’ın kelamı ve en doğru yol, Muhammed (s.a.v)’in rehberlik ettiği yoldur.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.