AnaSayfa / Kur'an-ı Kerim / Kur’ân’-ı Kerim’i Okuma Âdâbı

Kur’ân’-ı Kerim’i Okuma Âdâbı

Kur’ân’-ı Kerim’i Okuma Âdâbı

Kur’an-ı Kerim, âlemlerin Rabbi Allah‘ın (celle celâluhu) kullarına en büyük bir armağanıdır.

Kur’an; insanları doğru yola ulaştıran, hak ile batılı birbirinden ayıran (Bakara Suresi, 2/185), müminler için rahmet ve şifa olan (İsra Suresi, 17/82), müminlerin öğüt ve nasihat almaları için indirilmiş bulunan (Kamer Suresi, 54/17), takva sahipleri için bir rehber (Bakara Suresi, 2/2), Rabbimizden bir öğüt, içimizdeki dertlere bir şifa, bize doğru yolu gösteren bir hidayet ve rahmettir. (Yunus Suresi, 10/57)

Peygamber Efendimiz (sallallahû aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kur’an‘ın üslubuyla konuşan, doğruyu konuşmuş olur. Onunla amel eden, mutlaka mükâfat görür. Kim onunla hüküm verirse, adaletle hükmeder. Kim ona çağrılırsa, doğru yola çağrılmış olur.” (Tirmizî, Fedailü’l-Kur’ân, 14)

Kur’an okuyan kimsenin riayet etmesi gereken bazı usul ve âdap kuralları vardır.

1- Kur’an’a tam bir teveccüh ve teslimiyet olmalıdır.

Kur’an bütünüyle insanların düşünüp ibret almalarını ve böylece sırat-ı müstakim üzere bir hayat yaşamalarını temin etmek için gönderilmiş hikmet dolu bir kitaptır. İnsanlığın dünya ve ahiret saadeti Kur’an’ı anlayıp hayatlarına hayat kılmalarına bağlıdır.

2- Abdest alınmalıdır.

Cenab-ı Hak, âyet-i kerimede “Ona tertemiz (abdestli) olanlardan başkası dokunamaz” (Vakıa Suresi, 56/79) buyurmuştur.

3- Ağız temizliği yapılmalıdır.

Allah’ın kelamını temiz bir ağızla tilavet etmek için misvak veya diş fırçası kullanarak ağız temizliği yapılmalıdır.

4- Edep ve vakara en uygun bir hal üzere bulunmalıdır.

Kur’an okuyan kimse huşu ve hudu içerisinde bulunmalıdır.

5- Kur’an okunan yer ve zamanın önemi

Kur’an okunan mekân önemlidir. Nitekim mescidde okunan Kur’an mekânın şerefinden dolayı daha sevap olduğu gibi, hamam ve tuvalet gibi temiz olmayan yerlerde Kur’an okumak mekruhtur.

6- İstiâze ve Besmele ile başlamalıdır.

.7- Tertil üzere okunmalıdır.

Tertil, Kur’an’ı teenni ile acele etmeden yavaş yavaş ve tane tane; kalp ve ruh ufku ile duyarak okumaktır.

8- Kur’an’ı Sesli veya Sessiz Okumak

Kur’an’ın sesli veya sessiz okunabileceğine dair rivayetler vardır. Kur’an’ı sessiz okumak riyâ ve gösterişten daha uzaktır. Dolayısıyla riyâ korkusu olan bir kimsenin tilavetini sessiz yapması daha faziletlidir. Böyle bir korku olmazsa ve namaz kılan bir kimseyi şaşırtma da söz konusu değilse, kıraatin sesli yapılması daha faziletlidir.

9- Kur’an Tatlı ve Hoş Bir Sada İle Okunmalıdır.

10- Kur’an’ı Halis Bir Niyetle Okumalıdır.

11- Kur’an Göz Yaşlarıyla ve Hüzünle Tilavet Edilmelidir.

Kur’an okuyan kimsenin ağlaması müstehabtır. Peygamber Efendimiz de (sallallahû aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz bu Kur’an, hüzünle inmiştir. Artık onu okuduğunuz zaman ağlayınız. Ağlayamazsanız kendinizi ağlamaya zorlayınız.” (İbni Mâce, İkâme, 176)

12- Kur’an’ın Mana ve Muhtevası Tefekkür Edilmelidir.

Kur’ân-ı Kerim’in lafız ve ibarelerini okumak kişiye çok sevap kazandırsa da, asıl olan onun mana ve muhtevasını anlamak suretiyle Kur’an’ı hayatımıza hayat kılmaktır.

13- Kur’an Mümkün Olduğunca Yüzünden Okunmalıdır.

Mushaf’a bakarak Kur’an okumak ezbere okumaktan daha faziletlidir. Kur’an’a bakmak da bir ibadettir.

14- Okunan Âyete Göre Bir Hal Almalıdır.

Rahmet âyetleri geçtiğinde Cenab-ı Hak‘dan kendisine ve ümmet-i Muhammed‘e rahmet etmesini istemeli, azap âyetleri geçince hüzün ve gözyaşlarıyla onlardan Allah’a sığınmalı; Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih eden âyetleri okuduğunda da, tesbih ve tekbir getirmek suretiyle Allah‘ın azamet ve kibriyasını dile getirmelidir.

15- Her Gün Bir Miktar Okumaya Gayret Etmelidir.

.16- Okumaya Son Verildiğinde 

Kur’an okuyup bitirdikten sonra Mushaf’ı açık bırakmamalı ve onun üzerine bir şey koymamalıdır. Çünkü Kur’an-ı Kerim her zaman diğer kitaplardan yüksekte olmalıdır. Kur’an okumayı bitiren kimsenin dua etmesi de güzel görülmüştür.

Kaynak : Yeni Ümit Dergisi, Sayı: 106 Ekim-Kasım-Aralık 2014

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.