AnaSayfa / Allah C.c / Er Rahmân Anlamı Zikir Sayısı

Er Rahmân Anlamı Zikir Sayısı

    Rahmân | er-Rahmân
  • Anlamı 
  • Kuran’da 
  • Hadisler
  • Dua ve Zikir 
  • Faziletleri 
ER-RAHMÂN:

Dünyada, iyi-kötü, zengin-fakir, küçük- büyük, mümin-kâfir ayırt etmeden bütün mahlûkata muhtaç oldukları rızkı veren, himayesi altına alıp besleyip büyüten demektir.

Rahmân  “Rahmet” kelimesinden türemiştir. Rahmet sözlükte, acıma, sevme, şefkat etme, rikkat (yufka yüreklik, acıma ve incelik) sahibi olma, ihsan etme ve bağışlama gibi anlamlara gelir.

Rahmân ismini daha iyi anlamak için Kur‟an‟ın 55. süresi olan Rahmân süresine bakmak gerekir.

Rahmet, rahmet edilene bağış ve lütuf gerektiren bir kalp yumuşaklığı ve merhamet duygusudur.

Kur‟an, Allah‟ı tanıtırken öncelikle O‟nun Rahmân ve Rahîm olulşundan söz eder. Allah‟ın rahmet özelliği ile ilgili olarak Esmâ-i Hüsnâ’ da otuza yakın isim geçmektedir. Rabbimizin kullar hakkında en çok işleyen ve en belirgin özelliği rahmettir. Allah‟ın kullarına gazap etmesi veya onları cezalandırması bir şarta bağlı iken, rahmet sıfatı herhangi şarta bağlı değildir. Allah‟ın rahmeti bütün yaratıklar hakkında geneldir.

Allah‟ın rahmetine karşı bizlerin üzerine düşen birtakım görevler ve sorumluluklar vardır. Öncelikle O‟nu hakkıyla tanımalıyız. Ona olan imanımızı güçlendirmeliyiz. Onun en büyük rahmeti olan Kur‟an‟ı anlayarak ve üzerinde düşünerek okumalıyız. Kavradığımız ayetleri bireysel, toplumsal ve sosyal hayatımızda uygulamalıyız. Kur‟an‟ın hayat programı ve nizamı olması için elimizden gelen bütün gayreti göstermeliyiz.

Allah‟ın kullarına karşı merhametli olmalıyız. Onları Allah‟ın en büyük rahmeti olan Kur‟an‟la ve Hz.Peygamberle tanıştırmalıyız. Hz. Muhammed‟den başka gerçek önder ve rehber olmadığını insanlara duyurmalıyız.

Allah’a ve Rasülüne itaat eden mü!minleri dost edinip onlara şefkat ve rahmet kanatlarımızı germemiz gerekir. Mü‟minlere karşı merhametli, kâfirlere karşı ise vakurlu ve şerefli olmamız gerekir. Kur‟an‟a ve Hz. Muhammed‟e düşman olanları dost edinmemeliyiz. Onlara karşı Kur‟an‟ın öngördüğü şekilde mücadele etmeliyiz.

KUR‟AN‟DA RAHMET KAVRAMI

“Gökleri yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan, sonra Arş’a hükmeden Rahman’dır. Haydi, ne dileyeceksen o her şeyden haberdar olan (Rahmân) dan dile.”(Furkan, 25:59)

Rahman; bütün övgülere layık olandır. O âlemlerin rabbidir. (Fatiha 3)

Rahman; kendisinden başka ilah olmayandır. İbadete layık olan O‟dur. (Bakara 163)

Rahman; kullarına doğru yolu bulmaları için kitap ve peygamber gönderendir. (Ra‟d 30)

Rahman; sadece kendisine duâ edilendir. (İsra 110)

Rahman; sadece kendisine sığınılandır. (Meryem 18)

Rahman; sadece kendisine adak adanandır. (Meryem 26)

Rahman; şeytana uyanlara azap gönderendir. (Meryem 45)

Rahman; mucizeler ve mesajlar sahibidir. (Meryem 58)

Rahman; vaadinde durarak kullarına cenneti verendir. (Meryem 61)

Rahman; kullarına mühlet verendir. (Meryem 75)

Rahman; gaybı bilendir. (Meryem 78)

Rahman; yerde ve gökte bulunan bütün kulların, huzurunda toplanacağı kimsedir. (Meryem 93)

Rahman; şefaat yetkisini elinde bulundurandır. (Meryem 87)

Rahman; eĢ ve çocuk edinmeyendir. (Meryem 92)

Rahman; iman edip salih amel işleyen kullarını sevgiyle kuşatandır. (Meryem 96)

Rahman; arşa hâkim olandır. (Taha 5)

Rahman; gerçek Rabbdir. (Taha 90)

Rahman; bütün seslerin, huzurunda kısıldığı kimsedir. (Taha 108)

Rahman; şefaat etme iznini verendir. (Taha 109)

Rahman; kullarına hatırlatmada bulunandır. (Enbiya 36)

Rahman; gece ve gündüz gelebilecek olan azaptan insanları koruyandır. (Enbiya 42)

Rahman; sadece kendisinden yardım istenilendir. (Enbiya 112)

Rahman; kıyamet gününde tek söz sahibi olandır. (Furkan 26)

Rahman; sadece kendisine secde edilendir. (Furkan 60)

Rahman; sadece kendisine kul köle olunandır. (Furkan 63)

Rahman; görülmediği halde sadece kendisinden korkulandır. (Yasin 11)

Rahman; fayda ve zarar verme özelliğine sahip olandır. (Yasin23)

Rahman; melekleri kendine kız çocuğu edinmekten uzaktır. (Zuhruf 19)

Rahman; Kur‟an‟ı öğretendir. (Rahman 1)

Rahman; görünen ve görünmeyen âlemi bilendir. (Haşr 22)

Rahman; yaratmasında herhangi bir kusur olmayandır. (Mülk 3)

Rahman; kuşlara uçma kabiliyeti verendir. (Mülk 19)

Rahman; kendisine karşı asla yardım edilmeyendir. (Mülk 20)

Rahman; sadece kendisine iman ve tevekkül edilendir. (Mülk 29)

Rahman; göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbidir. (Nebe 37)

Rahman; huzurunda O‟nun izni olmadan söz söylemeye kimsenin güç yetiremediğidir. (Nebe 39)

 

 

 

 

 

HADİSLERDE ALLAH‟IN RAHMETİ

Ebu Hûreyre (r.a)‟den rivayet edildiğine göre Rasulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Allah mahlukâtın olmasına hükmettiği zaman -Müslim’in rivâyetinde: “Allah mahlukatı yarattığı zaman”- yanında bulunan, Arş’ın gerisindeki bir kitaba şunu yazdı: “Muhakkak ki rahmetim gazabıma galip gelmiştir.” Müslim, Tevbe 14,

Buhâri nin bir diğer rivâyetinde: “Rahmetim gazabıma galebe çaldı” denmiştir.

Ebü Hüreyre (r.a)‟den rivayet edildiğine göre Rasulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Allah, rahmeti yüz parçaya böldü. Bundan doksan dokuz parçayı kendine ayırdı. Yeryüzüne geri kalan bir parçayı indirdi. (Bunu da cin, insan ve hayvan mahlukatı arasında taksim etti.) Bu tek parçadan nasibine düşen pay sebebiyledir ki mahlukat birbirlerine karşı merhametli davranır. At, (hayvan) yavrusuna basmamak için ayağını bu sayede kaldırır.” Buhâri, Edeb 19, Müslim 17, (2752)

Selmânu’l-Fârisi (r.a)‟den rivayet edildiğine göre Rasulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Allah’ın yüz rahmeti var. Bunlardan biriyle mahlukat kendi aralarında birbirlerine merhamet gösterirler. Doksan dokuz rahmet de Kıyamet günü içindir.” Müslim, Tevbe 20

Rasulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Allah, arz ve semayı yarattığı gün, yüz rahmet yarattı. Her bir rahmet göklerle yer arasını dolduracak kadardır. Ondan yeryüzüne tek bir rahmet indirmiştir. İşte anne, yavrusuna bununla şefkat eder. Vahşi hayvanlar ve kuşlar birbirlerine bununla merhamet ederler. Kıyamet günü geldiği vakit Allah, rahmetine bunu da ilâve ederek (tekrar yüze) tamamlayacaktır.”Müslim, Tevbe 21.

Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Eğer mü‟min Allah katındaki cezayı bilseydi, hiç kimse cenneti ümit edemezdi. Eğer kafir de Allah katındaki rahmeti bilse, hiç kimse cennetten ümidini kesmezdi.”Müslim 2755

Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Sizden biriniz, “Allah‟ım! Dilersen beni bağışla, dilersen bana merhamet et” diye dua etmesin. Çünkü Allah‟ı zorlayacak hiçbir kimse yoktur.” Buhari 6339

“ER-RAHMÂN:” isminin Ebced değeri (298)

Zikir saati Güneş, Pazar günü. Pazar günü sabah güneş doğarken ve yaklaşık ikindi namazı sonrası zikri daha uygun görülmüş­tür. Ancak her Esmâü’l-Hüsna’nın her biri, bir zaman ve saat şartı gözetmeksizin her zaman zikir olarak yapılabilir.

Her esma gibi bu da başına nida harfi “Yâ” getirilerek, “Yâ Rahmân” şeklinde okunmalıdır. Çünkü bu şekilde bir sesleniş, aynı zamanda bir sığınma ve bir imdat çağrısı, bir yalvarıp yakarma ifadesi olur.

Dua:

Bir kişi Müslüman olduğu zaman Rasulullah ( s.a.v) ona şöyle dua etmesini öğretirdi:
“Ey Allah‟ım! Beni bağışla, bana rahmet et, beni hidayete erdir, bana afiyet ver ve beni rızıklandır.”

Hz. Ali‟den rivayet edilen, unutma anında okunması gereken duada Peygamberimiz (s.a.v) Allah ve Rahmân adı ile başlayarak şöyle dua ediyor:

“Ey Allah! Ey Rahmân! Celâlin ve cemâlinin nuru hakkı için senden kitabını bana öğrettiğin gibi hafızamda tutmamı ve razı olduğun şekilde okumamı nasip etmeni istiyorum.

Ey Allah! Ey Rahmân! Senden kitabınla gözlerimi aydınlatmanı, onunla dilimi açmanı, onunla kalbimden üzüntüyü gidermeni, göğsümü ferahlandırmanı ve bedenimi yıkamanı diliyorum. Zira hakkı bulmakta ancak sen yardımcı olursun, onu bana ancak sen verirsin. Güç, kuvvet ve hareket ancak Allah iledir.

Peygamberimiz (s.a.v) namazda tahiyyat duasını bitirince şöyle dua ederdi:

“Ey Allah‟ım! Sen her türlü eksiklik ve kusurdan uzaksın. Senden başka gerçek ilah yoktur. Ey Ğaffar! Benim günahlarımı ört. Ey Tevvâb! Benim tevbemi kabul et, amellerimi ıslah et. şüphesiz ki sen dilediğin kimselerin günahlarını affedersin. Sen ğafûr ve rahimsin.

Ey Rahmân! Bana merhamet et. Ey Affedici! Beni affet. Ey Raûf! Bana şefkat et.

Ey Rabbim! Bana, verdiğin nimetlere şükretme gücü ver. Bana, Sana güzel ibadet edebilme gücü ver.

Ey Rabbim! Senden bütün hayırları ister, bütün şerlerden de Sana sığınırım.
Ey Rabbim! Benim işlerimi hayırla aç, hatırla sonuçlandır. Bana, Sana kavuşma konusunda şevk ve arzu ver. Beni, bana zarar verecek sıkıntılardan, saptırıcı fitnelerden ve kötülüklerden koru. Sen kimi koruma altına alırsan şüphesiz ki o kıyamet gününde rahmete ulaşır. işte bu en büyük kurtuluştur.”

Rasulullah (s.a.v), Hz. Muaz’a: “Üzerinde dağ kadar borç olsa dahi okuduğun zaman Allah‟ın seni ondan kurtaracağı şu duâyı oku.” diyerek şu duâyı öğretti:

Ey mülkün hakiki sahibi olan, âlemlerde dilediği gibi tasarruf eden Allah‟ım! Sen mülkü dilediğine verir, dilediğinden de çeker alırsın. Sen dilediğini aziz eder, yükseltir, dilediğini zelil kılar, alçaltırsın. Bütün hayır ve iyilik yalnız Sen‟in kudretindedir. Sen‟in her şeye gücün yeter.” 

“Ey dünyanın ve ahiretin Rahmanı! Dünyayı ve ahireti dilediğine verir, dilediğine de vermezsin. Bana merhamet et. Rahmetinle beni Sen‟den başkasının merhametine muhtaç etme.

ER-RAHMAN isminin, hiç şüphesiz sayılamayacak ka­dar çok özellikleri ve faydaları vardır. Bunlardan bazıları ise şunlardır:

  1. Bu ismin zikriyle meşgul olan kimsenin üzerinden dünya stresi, sıkıntısı ve bunalımı kalkar. İçine huzur ve ra­hatlık, gönlüne yumuşaklık dolar.
  2. Sürekli okumayı adet edinen kimsenin istek ve ih­tiyaçları yerine gelir. Cenabı Hakkın lütuf ve keremlerine mazhar olur.
  3. Cimri bir kimseye okunursa cömertleşir.
  4. Sürekli okuyan kimse makam ve mevki sahiplerinin yanında makbul bir kimse olur. İstediği İşi olur. Çok kere denenmiş ve her defasında beklenen sorun, alınmıştır.
  5. Bu mübarek isim, mübarek aylardan birinde, bir kap içine yazılıp yağmur veya memba suyu ile bozularak, içinde eşkıyalık ve kötülük bulunan kimselerse içilirse, kalbinden kötülük ve eşkıyalık duyguları kalkar, yumuşar.
  6. Cuma günü İkindi namazından sonra kıbleye karşı oturup güneş batıncaya kadar “YA Allah, YA Rahman” zikrine devam eden kimse, güneş battıktan sonra Allah’tan ne isterse, İsteği yerine getirilir.
  7. Bit kimsenin kalbini kazanmak ve sevgisini elde et­mek isteyen kimse, o kişinin isminin harflerini tek tek kesik harflerle bir kağıt üzerine yazıp, sonra da aynı şekilde Er- Rahman ismini yazar ve harflerini birbirine karıştırıp üze­rine (774) yedi yüz yetmiş dört defa “YA Rahman” okur­sa Allah’ın izniyle isteği yerine gelir arzu ettiği sevgiyi ve dostluğu kazanır.
  8. Günde 100 (yüz) kere zikredenin kalbinde merha­met duyguları gelişir,
  9. Er Rahman ismini, 298 (iki yüz doksan sekiz) kere yazıp üzerinde taşıyan, her türlü bela ve afetten korunur, Bu miktarda yarılıp bil evde saklansa, ev sahibi, şerden hayra, kötü ahlaktan güzel ahlaka döner.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.