AnaSayfa / Allah C.c / El Melik Anlamı Zikir Sayısı

El Melik Anlamı Zikir Sayısı

    Melik | el-Melik
  • Anlamı 
  • Kuran’da 
  • Dua ve Zikir 
  • Faziletleri 
EL-MELİK:

Bütün mevcudatın gerçek sahibi ve tek hükümdarı. Sözlükte, sahip olmak, istila etmek, kuvvetli olmak, yoğurmak, hükmetmek, kontrol etmek, irade gibi anlamla gelir.

Tâhâ 114 ve Mü‟minûn 116. ayetlerde “el-Melikü‟l-Hakk (Gerçek Hükümdar)” şeklinde Allah tanıtılmaktadır. Haşr 23 ve Cuma 1. ayetlerde ise “el-Melik (Mutlak hükümdar)” şeklinde marife ve el-Kuddûs ismi ile beraber zikredilmektedir. Böylece hem Allah‟tan başka gerçek melik olmadığı, hem de Allah‟ın hükümdarlığının her türlü eksiklik, kusur ve ayıptan uzak olduğu vurgulanıyor.

Bizim gördüğümüz veya göremediğimiz her âlemin ve içinde yaşayan varlıkların her birinin tek yaratıcısı ve tek sahibi Allah’tır. Yaşadığımız evrenin ezelî ve ebedî hükümdarı, Kralı, Padişah-ı Zü’l-Celâli de O’dur. İçindeki bütün yıldızlar, galaksiler, nebülözler, dev cüceler, ak cüceler, kara deliklerle birlikte uzay ve kâinat, insanlar, hayvanlar ve bitkiler, paralel evrenler ve göremediğimiz âlemlerde yaşayan bütün ruhaniler; melekler, cinler, şeytanlar ve diğer ruhaniler ve daha bilemediğimiz pek çok varlık Allah’ın hükümranlığında ve emri altındadır. Sayısız âlemlerin mülkünü ve idaresini elinde bulunduran ve buralarda hüküm süren olağanüstü düzenin hayat bulmasını sağlayan yalnızca âlemlerin Rabbi olan Allah’tır.

“İnsan, kendisinin başı boş bırakılacağını mı sanıyor?”(Kıyamet, 75:36)

Melik isminin geçtiği ayetler:

1-“İşte Kuran’ı, Arapça okunmak üzere indirdik, onda tehditleri türlü türlü açıkladık ki belki sakınırlar yahut onlara ibret verir. Gerçek hükümdar olan Allah Yüce’dir.” (Tâhâ 113, 114)

2-“Sizi boş ve anlamsız bir oyun için yarattığımızı ve Bize dönmek zorunda olmadığınızı mı sanıyordunuz? Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. O’ndan başka ilah yoktur. O, yüce arşın Rabbidir.” (Mü‟minûn 116)

3-“O, kendisinden başka ilah olmayan, hükümran, çok kutsal; esenlik veren, güvenlik veren, görüp gözeten, güçlü, buyruğunu her şeye geçiren, ulu olan, Allah’tır. Allah onların koĢtukları eşlerden (ortaklardan) münezzehtir. (Haşr 23)

4-Göklerde olanlar ve yerde bulunanlar, hükümran (Melik), çok kutsal (Kuddus), güçlü (Aziz) ve Hakim olan Allah’ı tesbih ederler.” (Cuma 1)

5-“De ki: Sığınırım insanların Rabbine, insanların Melikine, insanların İlâhına.” (Nâs 1,2,3)

El-Melik isminin zikri (90) adettir.

Zikir saati Utarit; zikir günü Çarşamba’dır.

Utarit saati Çarşamba günü, sabah güneş doğarken, ikindi namazından sonra ve gece yarısıdır ki, bu saatlerde okunabilir.

Kuran ve Hadislerden Dualar : 

1-“Süleyman: “Rabbim! Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver; Sen şüphesiz, daima bağışta bulunansın.” dedi.” (Sâd 35)

2-“De ki: “Mülkün sahibi olan Allah’ım! Mülkü dilediğine verirsin; dilediğinden çekip alırsın; dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; iyilik elindedir. Doğrusu Sen, her şeye kadirsin.” (Ali İmran 26)

3-“Musa: “Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum; artık bizimle bu yoldan çıkmış milletin arasını ayır.” dedi. “(Maide 25)

4-“De ki: “Allah’ın dilemesi dışında ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim. Görülmeyeni bileydim, daha çok iyilik yapardım ve bana kötülük de gelmezdi. Ben sadece, inanan bir milleti uyaran ve müjdeleyen bir peygamberim.” (Araf 188)

5-“De ki: “Allah’ın dilemesi dışında ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim. Her ümmet için bir süre vardır, süreleri sona erince bir an bile geciktirilmezler ve öne de alınmazlar.” (Yunus 49)

1-Peygamberimiz (s.a.v), Hz Ebû Bekir‟e sabah kalkarken ve akĢam yatağına girdiği zaman Ģöyle dua etmesini öğretti.

“Allah‟ım! Sen göklerin ve yerin yaratıcısı, her şeyin melîki ve sahibisin Ben şehâdet ederim ki, Senden başka ilâh yoktur. Nefsimin, şeytanın ve ortaklarının şerrinden Sana sığınırım.”

2-Peygamber (s.a.v) sabah kalktığı zaman şöyle dua ederdi:

“Sabaha girmiş olduk, bütün mülk de Allah‟a aittir. Bütün hamdler hiçbir ortağı olmayan Allah‟a mahsustur. Allah‟tan başka hiçbir ilâh yoktur ve öldükten sonra diriliş O‟nadır.”

3-Peygamber (s.a.v) geceleyin şöyle duâ ederdi:

“Geceye girdik. Mülkün tamamı Allah‟a aittir. Bütün hamdler hiçbir ortağı olmayan Allah‟a mahsustur. Allah‟tan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O‟nadır.”

4-Peygamberimiz, Hz. Muaz‟a: “Üzerinde dağ kadar borç olsa dahi okuduğun zaman Allah‟ın seni ondan kurtaracağı şu duâyı oku.” diyerek şu duâyı öğretti:

“Ey mülkün hakiki sahibi olan, âlemlerde dilediği gibi tasarruf eden Allah‟ım! Sen mülkü dilediğine verir, dilediğinden de çeker alırsın. Sen dilediğini aziz eder, yükseltir, dilediğini zelil kılar, alçaltırsın. Bütün hayır ve iyilik yalnız Sen‟in kudretindedir. Sen‟in her şeye gücün yeter.”

“Ey dünyanın ve ahiretin Rahmanı! Dünyayı ve ahireti dilediğine verir, dilediğine de vermezsin. Bana merhamet et. Rahmetinle beni Sen‟den başkasının merhametine muhtaç etme.”

5- Peygamber ( s.a.v) bazen rükûsunda şöyle dua ederdi:

“Melik ve Kuddus olan, meleklerin ve Cebrail‟in Rabbi olan Allah, her türlü eksiklikten uzaktır.”

6- Peygamberimiz (s.a.v), vitir namazını A‟lâ, Kâfirûn ve İhlâs süresi ile kılardı. Selam verdiği zaman ise üç defa, üçüncüsünde sesini yükselterek şöyle derdi:

“Melik ve Kuddûs olan Allah her türlü noksanlıktan uzaktır.”

 

1. Devlet başkanlarının ve diğer idarecilerin gönlünü kazanmak, güç ve iktidar sahibi olmak ve onların yanında kabul görmek, sözü dinlenir olmak isteyen kimseler, bu ismin zikrine devam etmelidir.

2. EL-MELİK isminin zikrine devam eden ve virt edinip sürekli hale getirenler, her türlü idareci ve yetkililerin yanında sayılan, sevilen ve yokluğunda aranan, sözü sohbeti dinlenen kişi haline gelirler.

3. Zeval vaktinde yani güneş tam tepeden meyletmeye başladığı anda 100 zikrine devam eden kimse, dünyevi üzüntülerden, gam ve kederden kurtulur.

4. Fecirden yani sabah namazından biraz önce 120 kere okuyarak zikrine devam eden kimseler, fakirlik çekmeyeceği gibi, maddi manevi zenginliklere ulaşır.

Malik-i hakiki olan Allah’ın bu ismi, her şeyi kendisinden istemek için büyük bir fırsattır. İnsanlara el açıp yalvaranlar, onlardan istedikleri şeylere karşılık, şereflerinden, izzet ve onurlarından kaybetmekten ve aşağılayıcı bakışlar altında ezilmekten ve yüzsuyu dökmekten başka bir şey elde edemezler. Ancak Allah’a yapılan dualar ve niyazlarla ondan istenen şeyler insana, hem şeref ve izzet kazandırır hem de istediklerini elde ettirir. Çünkü neticede sana ulaşacak olan şey, bir insanın eliyle olsa bile veren ve karşıdakinin kalbini yumuşatıp sana karşı yönlendirip verdiren yine Allah’tır.

Bu nedenle direkt olarak Allah’tan istemek, daha kısa ve zahmetsiz, minnetsiz yolu tercih etmek demektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.