AnaSayfa / Allah C.c / El Bais Anlamı Zikir Sayısı

El Bais Anlamı Zikir Sayısı

Bâıs | el-Bâıs

  • Anlamı
  • Dua ve Zikir
  • Faziletleri
Bâis isminin lügat anlamı:

Ba‟s kelimesinden türemiş olan el-Bâis ismi; harekete geçirmek, bir tarafa yöneltip göndermek, bir işle görevlendirmek, uykudan uyandırmak ve diriltmek anlamlarına gelir.

el-Bâis ismi Kur’an’da bu şekilde Allah için kullanılmamıştır. Meşhur el-Esma‟ül-Hüsna hadisinde zikredilmektedir.

EL-BÂİS: Peygamberler gönderen, mahlukâtı, ölü­münden sonra âhirette yeniden dirilten.

Bâis isminin ıstılah anlamı:

Bâis; uykudan uyandıran ve ölüyü diriltendir.

Bâis; peygamber gönderen, melekler sevk edendir.

Bâis; bulutları hareket ettirip yağmuru gönderendir.

Bâis; kullarının derecelerini yükselten, onlara makam ve mevki verendir.

EL-BÂİS isminin zikri (573) adettir.

Zikir saati Güneş; günü Pazar’dır. Pazar sabah güneş doğarken ve ikindi son­rası okunabilir.

Yani sabah güneş doğarken ve ikindi namazı sonrası okunabilir. Pazar gecesi güneş saati yoktur. Gece okumak İsteyenler dilediği saatte okuyabilir.

El Bais Esmaasıyla Yapılacak Dualar;
Allahım,

Sevgili Allahım,

Ya Bâis,

Karanlığın ve aydınlığın buluştuğu şu demlerde el bağlamış sana gelmişim… Ölen ruhumu, gün be gün solan tabiatı, yok olan canları ve yiten günleri düşünüyorum. Son sözlerimi söyleyemediğim, kendilerine yüreğimi dolduran coşkun sevgilerimi, umutlarımı, düşlerimi anlatamadığım, aniden kaybettiğim, yitirdiğim insanlar geliyor aklıma. Buluşmaların mahşere kaldığı, yok oluşların sürgününde senin Bâis ismin düşüyor aklıma. Aklımda ölü uykusuna yatan her ne varsa diriliyor, aydınlanıyor, yeni baştan can kesiliyor. Merhaba ey sabah! diyorum, sabahın ılık rüzgârına veriyorum alnımı. Ruhum sabah sisi gibi düşüyor yollara, sana geliyor. Ruhumun katresi denize yürüyor, kâinat uyanıyor.

Esrar makamında bütün canlılar uyanıyor ansızın…

Bin inşirah fikri yıkıyor kalbimi, dilimin düğümü çözülüyor.

Şükür Ya Bâis,

Her şey aslına dönmektedir…

Sevgili,

En sevgili,

Ya Bâis,

Mahşer’in uğultusunu ta kalbimde hissettiğim, her dem ölümü yanı başımda zannettiğim dar-ı dünya bana zindan olmuştur zira. Her gün ölmekte ve dirilmekteyim. Sanki Öz diyara gidilecek bütün vasıtalar dolmuş yola dizilmiş, bir ben kalmışım geriden geriye. Oysa her şey aslına dönmekte, gün akşam olmakta ve esaretimiz hürriyetimize yelken olmaktadır. Can kafesi sıkkındır ve kuşlar gibi döne döne o efsunlu ülkeye yol almaktadır. Ölüm, şairin dediği gibi bize ne uzak ne de yakındır zannıyla çanak çömleklerimizle avunmaktayız. Her şey mütereddit mevzisinde bir su gibi akmaktadır. Nazlı bir ramazan seherinde bütün düşüncelerim seninle, senin esma-i ilahinle yıkanmaktadır. Durulmaktadır kararmış düşüncelerim, solmaktadır mazi, ruhum inanmaktadır.

Baki kalan sensin Ya Bâis, gerisi çaresiz ölen canlardır…

Alan sen, dirilten sensin…

Gören sen, bilen ancak sensin.

Allahım,

Sevgili Allahım,

Ya Bâis,

Aklın ucu hiçe değince, şaşkınlığımız, perişanlığımız artmaktadır. Mahşeri düşünen ruhumuz derin bir korkunun girdabına düşmekte, kâbus dolu düşünceler ayak basmaktadır ruhumuzun üzerine. Bu bedene artık iki kez bakmaktadır aklım. Ölene kadar beni taşıyacak sonra çürüyecek, mahşerde yeni baştan toparlanıp beni sarıp sarmalayacak bu bedene senin emanetin hissiyle bakmaktayım nice zamandır. Ölmek ve dirilmek düşüncesi olmasaydı aklımın ve ruhumun merkezinde bunca çirkinliğin ve hiçliğin ortasında yaşamak mı isterdim? Senin aşkın ve sevgin olmasaydı ve dahi yaşamak bir vazife olmasaydı bir geceyi daha çeker miydim, katlanır mıydı nefsim bilmiyorum.

Bilen sensin Rabb’im,

Gören sen, alan sen ve yine dirilten sensin.

Şüphesiz senin her şeye gücün yeter.

Allahım,

Sevgili Allahım,

Ya Bâis,

Sen ki ölüleri diriltir, çürümüş bedenlere yeni baştan can giydirirsin, sen ki tükenmiş hayatlara yeni baştan neşv ü nema verirsin. Sen ki manen ölmüş ruhları Peygamberlerin vasıtasıyla diriltirsin. Senin gücün her şeye yeter. Senden umut kesilmez Allah’ım. Sen ki bitmiş, umut kalmamış denen her hangi bir şeyi yeni baştan capcanlı hayata geri döndürürsün. Sen de imkânsızlık, tükenmişlik, bitiş yoktur. Solan, tükenen mevsimleri yeni baştan giydirip donatan, canlandıran sensin Allah’ım. Viran hanelerin, bozulan bağların, dağılan fasılların yeni baştan tanzimi senin ol emrinle mümkündür. Her şey senin emrine amadedir, her şey senin ilminin sınırları dâhilindedir. Senin hudutlarının ucu bucağı yoktur. Sonsuzluk sana aittir. Hikmetamiz düşüncelerimize kendi özünden tohumlar atıp yeşerten sensin. Sensin ruhumuzun derinlerinde seni aramamıza, seni özlememize vesile olan.

Ruhumuzun bütün boğumlarını çözen, ona kendinden güzellikler üfleyen yine sensin.

Şükürler olsun sana Rabbim.

Sevgili,

En sevgili,

Ya Bâis,

Dar-ı dünyada öyle bir zamandayız ki zamanın diline prangalar vurulmuş, iyi susmuş, güzel küsmüş, doğru eğrilmiş Allah’ım. Aklın süzgecinden akla kara birlikte geçer olmuş. Kalu beladan beri verdiğimiz sözlerin altında kalan yığılmış cansız bedenler gibiyiz. Unutmuşuz, büyüsüne kapılmışız dünyanın. İbadet ve taat ile neşveli olmayan bedenlerimiz bir ölününkinden farksız şimdi. Yaşayan ölüleriz her birimiz. Bizi nefsimizin prangalarından kurtar Allah’ım. Bizi dirilt, bizi sağalt. Senin Bengisu pınarlarından doya doya içsin ruhlarımız. Zifir karanlıklarımızı senin ilahi nurun alsın.

Şükürler olsun sana Rabbim.

Şükürler olsun.

Amin

Bu adın içinde de Hak Teâlâ’nın azametli adının harflerinden iki harf vardır.

Cenab-ı Hak, ahiret gününde kullarını bu adla mahşer yerine çağırır. Kullar bu adı duyarak yeniden canlanır ve mahşer yerinde toplanırlar. Her canlı hangi şekilde ölmüş ise, yine o şekilde mahşer yerine gelir. Bu adın büyük sırrı işte budur.

Hizmet meleğinin adı (Yahtiyail) dir. Emri altında 4 komutan melek, her komutanın emrinde de (573) melek bulunmamakta ve bu meleklerin her biri de ayrı ayrı (573) er meleğe komuta etmektedirler.

Bu meleğin çağrı duasını okuyarak ve (El Bais) adını çok anarak davet eden kimseye, melek gökten iki hil’at getirerek icabet eder. Bu hil’atlerin biri zahiri, öteki batıni’dir. Batıni elbiseyi giyinen, insanları bir mıknatıs gibi kedine çeker. Ve herkesi kendisine bağlar. Zahiri hil’ati giyen kimse ise kutsal ziyaret gâhları, kıymetli ve azametli yerleri keşfederek ziyaretlerinde bulunur.

Duanın okunuşu:

“Yâ Bâis! Ente-Ilezi teb’asü sırra hayatike ilel kulubi ve-ssuduri, ve ente-Ilezi evcedte ruhü nefehatike li intizamil umu-ri, ve ente-Ilezi sahhahte damairü esrari ehlil keşfi bi-rruhi ve baaste rüsuleke ve enbiyaeke bi izhari sirril kudreti ve keşfi belaike, Es’elüke Allahümme bi basti velayatüke fi hani evliy-aike ve bisırri sübutike fi suduri enbiyâike en tec’aleni men’uten ila a’mâli ve ef’âli, müstemirran bi kudretike fi ahali galiben alâ emri, baliğan alâ meblağil büluğı fi zikri, fâniyen bi vazaifi hamdi ve şükri, âyiben ileyke fi sırri ve cehri, ahizen ilmi ve ameli, ve eyyidni bi kudretike fi icaretil kemali, ve ena-letü-dderecati, inneke ente-lllahü raüfün bil ibadi ve muidü ec-samehüm ila daril müadi…”

  1. Şartlarına ve usulüne uygun olarak bu ismin zikri­ne devam eden kimse, her zaman düşmanlarına karşı üs­tünlük sağlar. Yüce Allah’tan her zaman iltifat ve ikramlar görür.
  2. Uykuya yakın elini göğsüne koyup (100) kere “Yâ Bâis” diyen kimsenin kalbi nurlanır, ilim ve hikmet ilham edilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.