AnaSayfa / Diğer / Dini Makale / Dinimizde 1 Nisan Şakasının Hükmü ve Yalan

Dinimizde 1 Nisan Şakasının Hükmü ve Yalan

Dinimizde 1 Nisan Şakasının Hükmü 

Şüphesiz ki yalan, kötü ahlaklar dan birisidir. Gelen bütün semai dinler, yalandan sakındırmıştır, insan fıtratı bunun üzerinde ittifak etmiştir.Her yüce gönüllü ve aklı selim insan da bunu söyler.

Bazı insanlar, şaka ile söylüyorsa, yalanın helal olduğunu zannetmektedirler ki bu, 1 Nisan veya başka günlerde yalanlarına gerekçe olarak gösterdikleri şeydir. Oysa bu hatadır ve temiz İslam şeriatında bunun hiçbir dayanağı yoktur. Söyleyeni ister şaka ile olsun, isterse ciddi olsun, her halükarda yalan haramdır. Dolayısıyla yalan, başka şeyde haram olduğu gibi şakada da haramdır.

Doğruluk ise, dünyanın ayakta kalması için gerekli olan temel direklerden birisidir. Doğruluk, her övülen şeyin aslı ve temeli, peygamberlik makamının bir rüknü ve takvanın sonucudur. Doğruluk olmasaydı, bütün semai dinlerin hükümleri geçersiz olur ve işlevsiz bir hale gelirdi.Yalanla nitelenmek ve yalancı diye anılmak, konuşma özelliğine sahip olan insanın insanlıktan soyutlanması demektir.

  • Kitap ve Sünnette, yalandan sakınmak gerektiği konusunda emirler  gelmiş ve yalanın haram olduğu konusunda da icmâ vardır. Yalancı için de hem dünyada, hem de ahirette kötü bir son vardır.
  • İslam şeriatında, hakların yenmediği,kanların akıtılmadığı ve ırzların lekelenmediği belirli şeylerin dışında yalan söylemenin câiz  olduğuna dair bir şey gelmemiştir. Aksine bu gibi durumlarda canı kurtarmak veya iki kisinin arasını düzeltmek veyahut da karı-koca arasındaki sevgiyi sağlamak söz konusu olduğundan dolayı yalan câiz sayılmıştır.
  • İslam Şeriatında bir kimsenin, belirli bir gün veya zamanda yalan söylemesinin ve söylemiş olduğu sözleri dilediği şekilde haber vermesinin câiz olduğuna dair hiçbir şey gelmemiştir. insanlar arasında yaygın hale gelen ve “1 Nisan Sakası” olarak adlandırılan ve güneş yılının dördüncü ayının ilk günü olan 1 Nisan’da dini bir ölçüyle bağdaşmayan gelişi güzel yalan söylemenin câiz olduğunu iddia etmeleri, yalanın bir türüdür.
  • Bu davranış (1 Nisan Sakası), birçok kötü sonuçlar doğurmaktadır.

Allah Teâlâ bu konuda söyle buyurmuştur:

Allah‘ın ayetlerine iman etmeyenler, ancak yalan uydururlar. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir. Nahl Suresi: 105

İbn-i Kesir  -Allah ona rahmet etsin- bu ayetin tefsirinde söyle demiştir:

…Sonra Allah Teâlâ, elçisi -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in bir iftiracı veya yalancı olmadığını haber vermiştir. Çünkü Allah’a ve elçisi – sallallahu aleyhi ve sellem-‘e yalan uyduranlar; insanların en şerlileri, insanlar tarafından yalancılıkla bilinen, Allah’ın ayetlerine iman etmeyen kafirler ve inkarcılardır. Allah’ın elçisi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- insanların en doğru sözlüsü, en iyilik sever, ilim, amel, iman ve yekin bakımından en mükemmeli idi.Kavmi arasında doğru sözlü olarak bilinir, kavminden hiç kimse bu konuda şüphe etmez ve herkes tarafından da “Emin/Güvenilir Muhammed” diye çağrılırdı. Bunun içindir ki Herakliyus (Bizans imparatoru),  Ebu Süfyan’a, Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in vasıfları hakkında sorular sormuştu.
Bunlardan birinde  Herakliyus ona söyle sormuştu:
-Peygamberlik davasından önce kendisini (Muhammed  sallallahu aleyhi ve sellem ) yalancılıkla itham eder miydiniz?
Ebu Süfyan:
– Hayır, dedi.
Bunun üzerine Herakliyus söyle dedi:
– insanlara yalan söylemeyen, gidip Allah adına yalan söylemez (O’na iftira atmaz)

Ebu Hureyre‘den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- söyle buyurmuştur:

“Münafıklığın alameti (belirtisi) üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz ve (kendisine bir şey) emanet edildiğinde (emanete) ihanet eder.”

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- hadisi serh ederken söyle demistir

“Alimlerden muhakkikler ve çoğunluk -ki bu, doğru olan ve tercih edilen görüştür şöyle demişlerdir:
Yani bu hasletler,nifak hasletleridir.Bu hasletlerin sahibi de zikredilen bu hasletler de münafıklara benzemiş ve onların ahlakı ile ahlaklanmıştır, demektir…

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in:

“Kimde bu üç haslet toplanırsa, o kimse hâlis münâfık olur” sözü; yani bu kimse, bu hasletler sebebiyle münafıklara çok benzemiştir, demektir.

Bazı alimler söyle demişlerdir:

Bu durum, bu hasletler kendisine üstün gelen kimse hakkındadır. Bu hasletler kendisinde nadiren vuku bulan kimseye gelince, bu kimse, bu hükme dahil değildir. Buna göre, hadisin anlamı konusunda tercih edilen görüş, budur.

Nitekim imam Ebu İsa et-Tirmizi -Allah ondan razı olsun- alimlerden bunun anlamını mutlak olarak böyle nakletmiş ve söyle demiştir: Bunun ilim ehlinin nezdindeki anlamı; ancak ameli nifaktır.”

Allah Teâlâ bu konuda söyle buyurmuştur:

Dillerinizin yalan yanlış nitelendirmesiyle uydurduğunuz her şeyi Allah’ a mal ederek (O’nun haram kıldığını) “bu helaldir ve (helal kıldığını da) su haramdır” demeyin.Süphesiz Allah’a karsı yalan uyduranlar asla iflah olmazlar.”

Ebu Hureyre‘ den rivayet olunduğuna göre, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- söyle buyurmuştur:

“Kim, bana yalan isnat ederse (iftira atarsa),kendisine cehennemden bir yer edinsin “

Seyhuslislam İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- bu konuda söyle demiştir:

“Allah Teâlâ bilinmesi ve izhar edilmesi gereken konularda doğru sözlü olmayı ve açıklamayı emretmiş, yalan söylemeyi ve gizlemeyi yasaklamıştır.

Abdullah b. Ömer‘den rivayet olunduğuna göre, Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda söyle buyurmuştur:

“Şüphesiz ki ben de saka yaparım ama haktan başka bir şey söylemem.”

Ebu Hureyre‘ söyle demiştir:

(Sahabe:) Ey Allah’ın elçisi! Sen de bizimle şakalasıyorsun, dediler.
Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:
-Şüphesiz ki ben, haktan başka bir şey söylemem.”

Behz b. Hakim‘den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre,o söyle demiştir:

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘i söyle derken işittim:

“Konuşmasıyla sırf bir topluluğu güldürmek için yalan söyleyip durana yazıklar olsun. Yazıklar olsun.”

İlk Müslümanların yalan hakkındaki sözleri:

  • Abdullah b. Mes’ud  bu konuda söyle demiştir:

“Kisi, doğru söyler ve doğruyu araştırmaya devam ettikçe kalbinde barınmak için bir iğnenin ucu kadar fücur kalmaz.Yine kisi, yalan söyler ve yalanı araştırmaya devam ettikçe kalbinde barınmak için bir iğnenin ucu kadar doğruluk kalmaz.”

  • Ebu Bekir Sıddık  söyle demiştir:

“Yalandan şiddetle sakının (uzak durun)! Çünkü yalan, îmândan uzaktır.”

  • Ömer b. Hattâb -Allah ondan râzı olsun- söyle demiştir:

“Şaka sırasında yalanı bırakmadıkça iman hakikate ulaşmaz.”

  • Sa’d b. Ebî Vakkas şöyle demiştir:

“Mümin , hıyanet ve yalan dışındaki bütün güzel hasletler üzerine yaratılmıştır.”

Muvaffakiyet, yalnızca Allah Teâlâ‘dandır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.